Aksaray’dan Karaköy’e Uzanan Keyfim 

2

Hattında Tarih Yatan Keyfim…

Benim için İstanbul;  Aksaray -Sultanahmet-Eminönü-Karaköy-Galata arası yatan tarih demek! Tramvayı kullandığım bazı zamanlar Laleli’de inip Sultanahmet üzerinden Eminönü’ne yürüyerek inmeye bayılıyorum. Gülhane’den geçip Sirkeci’nin o dokusuna tanık olmak, Eminönü’nün kendi içindeki telaşesini yaşamak, Galata Köprüsü’nde balık tutan insanların manzarasını izlemek hepsi ayrı bir keyif.

Galata koprusu1 Aksaraydan Karaköye Uzanan Keyfim 

Can Dostlarla Galata Köprüsü’nden Vizöre Bakış – En sağdaki ben;) sevgiler hepinize…

Hele köprüden Karaköy’e bağlanmak, Karaköy’ün o şirin ve salaş sokaklarında her biri kendine özgü kafelerde bir kahve içmek, dostlarla sohbet etmek bambaşka oluyor…

Karabatak karakoy Aksaraydan Karaköye Uzanan Keyfim 

Karabatak, sempatik dokusu ile Karaköy’ün en keyifli noktalarından…

Asma yaprakların altında konuşlanan “Karabatak Cafe” geldi hemen aklıma. Mekanın şemsiyesini adeta kocaman ağacın yaprakları oluşturuyor, mekanın enerjisi çok hoş!

Karaköy’de ayrıca çok sevdiğim iki lezzet mekanı daha var. Nam-ı değer Köşkeroğlu Baklavacısı ile kahvaltı ve zeytinyağlıların nezdimde en kral yerlerinden biri olan Namlı Gurme.

namli gurme karakoy Aksaraydan Karaköye Uzanan Keyfim 

Namlı Gurme’de kahvaltının lezzeti unutulmaz :)

Kapısında onca insanın sıra beklemesine değiyor Namlı Gurme’nin. Taze, günlük zeytinyağları çeşitleri zaten çok başarılı. Peynir sevenler içinse bir cennet. İsli peynirinden yöresel peynirlere, gravyere kadar enva-i çeşit mevcut. Şarküteri bölümü de gayet iddialı.

Sultanahmet’e geri dönecek olursam manzarasından dolayı çok sevdiğim bir otel var. Sevenhills Hotel, tam Ayasofya meydanının ilerisinde Hürrem Sultan Hamamı’nın karşı hizasında yer alıyor. Otelin terasını çok beğeniyorum. Açık alanda manzaraya karşı oturup kahvemi, çayımı içmek bana mutluluk veriyor. Düşünsenize bir yanınızda Sultanahmet Camii, öbür yanınızda Ayasofya.

Sultanahmet Camii Aksaraydan Karaköye Uzanan Keyfim 

Ters ışığın yardımı ile Sevenhills Hotel terasından siluet görünüm kazanan ben ve Sultanahmet Camii

İkisinin ortasında tarihin tam içinde, farklı bir ruh hali ile keyfi yudumluyorsunuz. Bir keresinde sipariş verdiğim dondurmalı irmik helvasının da tadını unutmuyorum hiç.

Sevenhills Hotel Aksaraydan Karaköye Uzanan Keyfim 

SevenHills Hotel’in Teras manzarası eşliğinde şahane irmik helvası

Yine Sultanahmet’te vakit geçirmeyi sevdiğim yerlerden biri de Topkapı Müzesi’nin bahçesinde yer alan ve denizi gören Karakol Restaurant.

karakol restaurant Aksaraydan Karaköye Uzanan Keyfim 

Topkapı Müzesi’nin bahçesindeki Karakol Restaurant, her ne kadar adı ile ironi oluştursa da huzuru getiriyor :)

Hoş bir peyzajın, yeşil çimlerin arasında sempatik bir cafe. Yoğun bir Sultanahmet gezisinin ardından burada oturmak huzur veriyor, insanı dinlendiriyor.

Ne zaman oraya gitsem “Fes başıma Fes başıma püskülü ben olayım” repliğinin geçtiği Kemal Sunal’ın o filmi aklıma geliyor ve yüzümde kocaman bir tebessüm oluşuyor. Nereden mi bahsediyorum? Sultanahmet’in biraz yukarısında kalan Nuriosmaniye Camii’nin de bulunduğu Nuriosmaniye Caddesi’ndeki Fes Cafe’den bahsediyorum.

Fes Cafe 3 Aksaraydan Karaköye Uzanan Keyfim 

Nuriosmaniye Caddesi’ndeki Fes Cafe’nin bu otantik tarzına bayılıyorum

Fes Cafe 1 Aksaraydan Karaköye Uzanan Keyfim 

Fes Cafe

Küçük ama şirin mi şirin bir yer. Cami girişi karşısındaki caddenin ilk sağında yer alan ara sokakta Fes Cafe. Daha çok yabancı turistlerin geldiğini görüyorum. Hoş bir doku ve insanı kendine çeken bir tasarımı var. İşte o noktada bir filtre kahve içmek, yanında da bir cheesecake ile harika oluyor.

Bu tarih yatan hattın dışında bir de Beyazıt, Vezneciler, Eminönü üçgen, arasında yer alan Süleymaniye var. Süleymaniye Camii’nin görkemli havası ve harika manzarası çoğu turistin ve yerli halkın fotoğraf fonunu oluşturuyor.

Suleymaniye Camii Manzara 1 Aksaraydan Karaköye Uzanan Keyfim 

Süleymaniye Camii’nin bahçesinde hayranlıkla camiyi izlerken…

Suleymaniye Camii Manzara 2 Aksaraydan Karaköye Uzanan Keyfim 

Süleymaniye’den Manzaraya bakış ve insan gölgeleri

Caminin çimlerine uzananlar, güneşi de yakaladıysalar değmeyin keyiflerine. Ben de ne zaman buraya gelsem manzarayı değerlendirip hemen bir fotoğraf çekiyorum, çektiriveriyorum.  Tabi bu kadar gezintiyi tabanlara kuvvet şekli ile yürüyerek yapınca insanın karnı da acıkıyor. Bu durumda imdadınıza caminin hemen ön tarafından sıralanan tarihi Süleymaniye kuru fasülyeciler yetişiyor.

tarihi suleymaniye kurufasulyeci Aksaraydan Karaköye Uzanan Keyfim 

Enfes mi enfes Tarihi Süleymaniye Kuru Fasülyeci

suleymaniye Aksaraydan Karaköye Uzanan Keyfim 

Akşam Süleymaniye Camii

vefa Aksaraydan Karaköye Uzanan Keyfim 

Vefa’dan Süleymaniye’ye Doğru

Pilavı, turşusu, yoğurdu derken o kuru fasülye bir lezzetli geliyor ki anlatamam icon smile Aksaraydan Karaköye Uzanan Keyfim  Kısacası bu tarihin içinde kaybolmak beni ziyadesiyle iyi ediyor. Mozaik bir kültürün içinde kendin olabilmek, kendine kalabilmek ve şükür duygusuyla nefes alabilmek…

Bir başka hiyakemde yine sizlerleyim

Hülya Çayoğlu Kurtkal

 

Share.

About Author

www.endogalindan.com; özgür, takipçi, yenilikçi, organik ruhlu, sağlıklı, orijinal, doğal yaşama tutkun, paylaşımcı, seyahat seven, araştırmacı, meraklı, hümanist, modası kendine özgün ve farklı kimliğiyle sizlere keyifli bir platform sunuyor.

2 Yorum

Leave A Reply