Bebeklerde Uyku Eğitimi Nasıl Olmalı?

0

“Bebeğimin Bir Rutini, Uyku/Yemek/Oyun Ritüeli Var”

Yaz başıydı.

Kolik/huysuz/uyku sevmeyen veya bu üçünü bünyesinde barındıran bebek sahibi ailelerin önündeki iki seçenekle biz de sınanıyorduk:

1. Aman haaa! Ağlar, yemez içmez! Bıkbıkbık…Bize hayatı zindan eder.. Yok biz evden çıkmayalım.

2. Her şeyi göze alıyoruz ve seyahate çıkıyoruz! Bebek de kendi ‘ruh halini’ bize ve bizim ihtiyaçlarımıza göre ayarlasın canım!

Kızım 9. ayına girdi, biz 3,5 aylık olduğundan beri hep 2. seçeneğin peşindeyiz. Evet, hiç kolay değil! Yemesi içmesi, uykusu, yolu, oyunu bile olay olan minik bir kızla ev dışında zaman geçirmek, hiç kolay değil. Peki; anne baba olmanın kolay olduğunu söyleyen kim? Hayatımızın hiçbir zaman eskisi gibi olmayacağını bile bile bebek kararını aldığımıza göre -bir zahmet- bebekli yeni hayata da bazen of çeksek de adapte olmak zorundayız. Yavrunun iadesi yok!

bebeklerde uyku egitimi nasil olmali 2 Bebeklerde Uyku Eğitimi Nasıl Olmalı?

Herkesin vardır mutlaka bu konuda söyleyecekleri ama kızımla olan çoğu yolculuğun sonunda (uçaktayken ayrı, kara yolunda ayrı sebeplerle) önce kızım sonra biz ‘ben nerde hata yaptım? şarkısını söyler oluyoruz.

Hele trafikte geçen zaman bazen tam bir kabus oluyor. Ama haklı çocuğum; hala oto koltuğuna geçemeyen (hala çok minik, kilosu ayı tutmuyor) ama mevcut ana kucağına da sığamayan, içine gömülüp etrafı seyredemeyen kızıma hak vermek lazım. O an hak veremeyip ‘bir daha çıkmaaaam yola’ desek de kısa zaman sonra her şey unutuluyor ve yeniden seyahat planları yapılıyor.

Gelelim sadede…

Yaz başı, sabah erken çıkmalı bir yolculuk planlamıştık. Akşamdan her şeyi hazırladık, sabah sadece emzirme ve alt değiştirme işleri kaldı. (o zaman katı gıdaya geçmediğinden türlü türlü ek işler de gündemde değil)

bebeklerde uyku egitimi nasil olmali 1 1024x642 Bebeklerde Uyku Eğitimi Nasıl Olmalı?

Kızım uyandı, alt üst değişti, sütünü içti… Sonra kucağıma aldım, her odanın storunu kapatıyorum. Kendi odasına geldiğimizde daha stor yarılanmamıştı ki bizimki bıkbık, hööö’lemeye başladı! Anlamadım önce huzursuzluğunu; sarıldım, epey konuştum ama yok… Fayda sağlayan tek şey odadan çıkmamız oldu. Ancak o zaman neşesi yerine geldi.

Sonradan anladık ki, “bıkbık, hööö” ile aslında “yaaa, yeni kalktım ben, gene mi yatırıyorsun beni?” demek istiyormuş! ÇÜNKÜ BENİM KIZIMIN BİR RUTİNİ, UYKU/YEMEK/OYUN RİTÜELİ VAR! Biliyor ki, gündüz uykuları dahil her uykusunda pijamalar giyilir, odanın storu aralanır, Tommy (müzikli projeksiyon) çalışır, önce annenin kucağında iki sallanır, sonra yatağa yatılır, annenin elleriyle biraz daha oynanır, sonra anne minik bebeğinin minik ellerine ve mis saçlarına minik birer öpücük kondurur, odadan çıkar, bebe x süre içinde (o günkü şansımıza bağlı) ‘yeeaayeeaaayeeaaa’ diye diye (kendi kendine ninni söylüyor) uyur.

Okuyunca çok kolay gibi görünen, bebeksiz kişilerde ‘e hani çok zordu bu uyku eğitimi denen şey’ dedirten konu, başlı başına bir yazı dizisi! Yok, hiç kolay değil bu kıvama getirmek. Önümüzdeki haftalarda kendi maceramızı sizinle paylaşıyor olacağım ama buradan tüm gebelere naçizane bir öneri: bebeği beklerken bol bol zaman, çok çok düşünecek konu var. Şayet bebekli yaşamda ‘ne isteMEdiğinize’ net karar verir ve bebe geldikten sonra da kararlılıkla bunu uygularsanız hayat oldukça kolay oluyor.

Mesela ben kızımı beklerken, bebekli dünyaya dair pek çok soru işareti yaşamama rağmen, kızımın memede uyuma alışkanlığı kazanmasını ve 6 aydan sonra bizim odada ve hatta bizim yatakta yatmasını İSTEMİYORDUM!

Nitekim kızım doğdu, kolik dendi, ilk 4 ay zirve yapan huysuzluğu, uykusuzluğu derken çok ama çok zor günler geceler aylar geçirdik(halen daha çok güleryüzlü, uyumlu bir bebek değil)  ama daha hamileyken istemiyorum dediğim bu iki konudan taviz vermedim. Evet, memede uyutmak çok kolay, o an için nefis bir çözüm. Ama sonrasında meme bağımlılığı gelişip de hem kendine hem anneye nefes aldırmayacak boyuta gelindiğinde (avmnin, restoranın ortasında annesinin bluzunu çekiştiren, memmmmee diye çığlık atan yavrulara çok rastladım) çoğunlukla “amaaanınnn!” diyen ebeveynlerden olmak istemedim.

bebeklerde uyku egitimi nasil olmali 3 1024x768 Bebeklerde Uyku Eğitimi Nasıl Olmalı?

Bana göre ‘memmmme’ bir beslenme aracı olmalı (hem anne hem bebek gözünde) ve emzirme faaliyetinin amacı bebeğin mucizevi anne sütü almasını sağlamaktan öteye gitmemeli. Çünkü bu eyleme öyle çok anlam yükleniyor ki -her şeyin aşırısı zarar- amaç bebeği beslemekken, bebek büyüdükçe olayın rengi hızla değişip bebekte dudak tiryakiliği, annede tam ne olduğunu anlayamadığım -çok da sağlıklı bulmadığım- bir duruma dönüşüyor. Sonra 2-3 yaş civarı memeden kesmek tam bir trajediye dönüşüyor; memeye acı biber sürmek mi dersin, ufff oldu diye korkutmak mı, çocuğa şiddete kadar giden durumları okuyup şaşırıyoruz!…

Peki ben ne yaptım?

Doğduğu günden beri beslenme işini uykudan SONRAya bıraktım. Böylece bizim rutinimiz; meme-oyun-uyku, meme-oyun-uyku ekseninde devam etti/devam ediyor. Kızım sütünü içiyor ama uykuya dalma aracı olarak memeye ihtiyaç duymuyor!

İstinai durum: hastanede çok korkup çok ağladığı zaman BANA İHTİYACI OLDUĞU ANDA sakinleştirmek için rutin dışı emziriyorum.

Anne babayla yatan yavrularla ilgili biraz daha duygusalım.. Bebeğiyle koynuş koynuş uyumak kadar mükemmel bir duygu var mı? Ama ufaklık hızla büyüyor ve kendi kendine uyumayı öğrenemediğinde, anne bağımlılığı geliştiğinde kimi zaman babalar yatağı terk ediyor, kimi zaman çift kişilik yatak (bebenin yatağa paralel değil dik yatmasından dolayı) yarım kişilik yatağa dönüşüyor. Uzun vadede ise 12-15 yaşlarına gelen GENÇ KIZ/DELİKANLILAR tek başlarına uyuyamayıp, mutlaka anneleriyle uyuma ihtiyacı (?) içinde olabiliyor.

Sağlıklı değil, hem bebeğin gelişimi açısından hem de karı koca hayatı açısından bebek kendi doğru zamanında (max. 1 yaş) odasına ve yatağına gönderilmeli. Ebeveynli yatak keyfi ise ödül gibi belli zaman dilimlerinde kısa süreli olmalı diye düşünüyorum.

Peki ben ne yaptım?

Doğmadan önce “3. ayda odasına gider” diyordum ama kolik bebekle bunun mümkün olmadığını idrak edince, kademeli odasına gönderdim. 4. ayda gündüz uykuları odasında başladı, 5. ayda gece dahil tüm uykular kendi odasındaydı. Bahsettiğim uyku rutini burada devreye giriyor! Başarının sırrı her ne olursa olsun bu rutinden taviz vermemek.

Kızımla bizim ödülümüz ise sabahları yatak keyfi (oyun, masaj) ama gene uyku değil. Uykular her daim kendi odasında. Elbette bu bir tercih meselesi, biz eşimle bu konuda hemfikir olduk. Ama bazen sırf anne böyle istiyor diye babanın da bu düzene uyması bekleniyor (nadiren tam tersi). Bence bu iki konuda bebekten ziyade annede gelişen bir bağımlılık söz konusu. Bebeğin tüm ihtiyaç ve beklentilerine ilk 6 ay, anne damgasını vuruyor. Anne, süreci ve bebeğin isteklerini şekillendiriyor. O yumuk yumuk ellerin anneye ihtiyacı tam bir psikolojik savaşı beraberinde getiriyor! Kararlı olmak çok önemli!

Hikaye nasıl başlarsa öyle devam ediyor. Bağımlılık nefes aldırmaz hale dönünce de “yandım allah!” naraları eşliğinde o uyku meleği senin, bu pedagog benim gezip duruluyor. Olayın maddi boyutundan bahsetmiyorum bile…

Özetle, bağımlılığın her türlüsünden kaçınmak adına Tracy Hogg ekolunu benimsemiş ve bunu uygulamaya çalışan bir anne olarak SABIRLI VE BİLİNÇLİ olmaya çabalıyorum ve bu çabam hiç sonlanmayacak.

Sonraki yazımda, neden rutin iyidir? Kızımın ritüelleri ve bu uzun ve yorucu yoldaki engeller nelerdir? Sorularına eğilip, sürecin sonundaki ödül gibi kazanımlardan bahsedeceğim.

Birlikte olmak dileğiyle,

Anne Bebek Editörü

Cansu Dirim Şahin

cansudi@yahoo.com

Share.

About Author

www.endogalindan.com; özgür, takipçi, yenilikçi, organik ruhlu, sağlıklı, orijinal, doğal yaşama tutkun, paylaşımcı, seyahat seven, araştırmacı, meraklı, hümanist, modası kendine özgün ve farklı kimliğiyle sizlere keyifli bir platform sunuyor.

Leave A Reply