Denizlere Aşık Çiftin Müthiş Tekne Yaşamı

0

 Denizlere Aşık Çiftin Müthiş Tekne Yaşamı 

Yaşamak değil, beni bu telaş öldürecekdediği gibi şairin,  hepimizi almış bir telaş gidiyoruz; nereye gittiğimizi bilmeden. Yapılacak işler birikmiş, her gün bir sonraki güne devrediyor. Şöyle ayaklarımızı uzatıp bir keyif yapalım desek, aklımızın bir ucunda yapılması gereken  işler listesi… kemiriyor da kemiriyor. Dahası yetişemiyoruz… Şimdi bırakın her şeyi bir kenara, telaşlarınızdan kurtulun, hayat akıp gitsin yakalamaya çalışmayın, unutmayın: siz kovaladıkça o daha da hızlı kaçacak! Ama bir yer var, hayatın yavaş aktığı, telaşsız, sakin, huzurlu… İşte büyük sır! Bir yer var… Gelin, siz de ortak olun bur sır’ra.

“Eşim, bir gün yelkenli hevesinden bahsetti…”

6 yaşında yüzmeyi öğrendim; kumdan kale yapmadım hiç, suyun içine daldım daldım çıktım onun yerine. Millet “aman bronzlaşayım” derdine düştüğü çağlarda, uzanıp güneşlenmekten hep sıkıldım; yorulana kadar, hatta yorulsam bile plaja geri dönüşe enerjim kalmayana kadar, yüzdüm. Yat turlarında suya ilk atlayan, “hadi gidiyoruz, teknelere binin” diye yapılan çağrılara kulak asmayan, sonra özellikle “hadi hanımefendi” diye seslenilen o kişi, bendim! Ahmet-eşim- bir gün, bana yelkenli hevesinden bahsedince, -hiç yelkenli tekneye binmemiş ben- “Aaa süper olur,ben çok severim” diye atladım. Pişman değilim!

Veeee ilk yelkenlimizi aldık!

Biz öyle Ahmet’in hadi tekne alalım demesi ile al(a)madık tabi. Önce Ahmet kursa gitti, ardından sınava girdi, Amatör Denizci Belgesi (ADB)’ni aldı. ADB, boyu 24 metreye kadar olup da ticari olmayan tüm tekneleri kullanabilme yetkisi veren bir belge. Prosedür tamam, şimdi geriye bir tekne almak kaldı. Ama ahşap mı olacak, fiber mi yoksa saç mı?  En fazla kaç yaşında bir tekne olmalıydı sıkıntı çıkarmaması için? Alırken nelere dikkat etmek lazımdı vs vs.. Kafamızda deli sorularla birlikte, çağın kurtarıcısı google’a bu sorularımızı sormaya başladık. Bizi bir forum sitesine yönlendirdi meret. Bir forum sitesi ki, bilgiler derya deniz icon smile  Denizlere Aşık Çiftin Müthiş Tekne Yaşamı Derya deniz dediysem hem gerçek hem mecazi … O forumdaki denizcilerin fiziken de bir yer belirleyip, ara ara toplanıp bilgilerini tecrübelerini paylaştıklarını öğrenince biz de gitmeye karar verdik. Teknesi olmayan bir biz vardık; ama herkes kucak açtı. Ardından bu toplantılara düzenli gitmeye başladık. Ufkumuz açıldı resmen. Güzel dostluklar kurduk. Bir yandan da, 2 sene boyunca, bir eş dostla ortak tekne alabilir miyiz diye herkese hayalimizden bahsettik. Onları bu tutkuya ortak etmek istedik; ama hep olumsuz sonuçlandı. Sonunda yine gittiğimiz toplantılardaki bir denizci abimizin teknesini satmaya karar vermesi ile ona talip olduk ve ilk yelkenlimizi aldık.

Sanda Hisarönü Körfezi İnbükünde 1024x575  Denizlere Aşık Çiftin Müthiş Tekne Yaşamı

İlk yelkenlimiz Zilli adını verdiğimiz Mc Gregor 26. Adından da anlaşılacağı üzere 26 feet ( 7.95 mt) boyunda bir tekne. Amerikan yapısı, malzemesi fiber, 50 beygir kıçtan takma motorlu, ufak bir tezgahı -mutfak denilmez sanki-, tezgahta bir göz ocak ve lavabosu olan, 2 kamaralı olarak geçse de, pratikte tek kamaralı demenin uygun olacağı-, tuvaleti mevcut bir tekne Mc Gregor 26. Başlangıç teknesi olarak ve 2 kişi için çok ideal… Hareketli salma sayesinde sığ sulara girebiliyorsunuz. Havanın el vermediği ve yelken yapamadığınız durumlarda güçlü motoru sizi kurtarıyor. Ya da acemilik dönemlerinizi motor desteği ile atlatıyorsunuz.

Kimi bu tekne için Marmara’dan bile çıkamazsınız dedi, kimi okyanus bile geçersiniz… Kimi sığamazsınız ona küçük o, dedi, kimi iki kişiye daha ne olacak… Aman şöyle yapma, aman böyle yap diyenlerden ne anlamamız gerekiyorsa onu aldık, geri lafları bıraktık.

Hepimize not: cesaretinizi kırmak isteyenlere prim vermeyin! Ama cahil cesaretine de kapılmayın, tedbirli olun. Teknenizi tanıyın, teknenin neye nasıl tepki verdiğini bilin, hangi havada hangi denize açılınır/açılınmaz bilin. Tüm bunları ölçüp tarttıktan sonra, rüzgara bırakın kendinizi…

İlk yola çıkış…Heyecan tavan…

26 feet’lik teknemiz ile ilk yaz Büyükçekmece Körfezi’nden yola çıkarak İzmir/Bademli’ye kadar gittik. Bizimki gibi bir tekne ile, sadece gündüz seyri yapıyorsanız denizin ve rüzgarın durumuna göre de değişiklik göstermesiyle birlikte, günde 40-50 deniz mili yol yapmak mümkün oluyor. Daha önce tecrübeniz yoksa, sadece gündüz seyri yapmak daha güvenli. Hem limana bağlandığınızda her şey net görünüyor, su temiz ise denizdeki sığlıkları da görüyorsunuz,  hem de güvenli bir şekilde yanaşabiliyorsunuz. Alargada kalacaksanız da -yani bir limana bağlanmak yerine koya demir atıp demirde kalacaksanız da- gündüzü tercih etmek, denizin dip yapısını görmek açısından önemli oluyor. Denizin dibi kum ise demir genelde iyi tutar; taşlık kayalık ise o iş zor, demirin tuttuğundan emin olmak bir dalıp kontrol etmek lazım; eriştelik ise denizin dip yapısı kum kadar iyi olmasa da kısmen tutar. Aslında denizin dip yapısı ne olursa olsun bir dalıp demiri kontrol etmek her zaman iyi olacaktır. Bu mümkün değilse de, demiri attıktan sonra tornistan verip (geri yol), demirinizin tutup tutmadığını teyit edersiniz.

tekneyi karaya alıp temizlerken 1024x768  Denizlere Aşık Çiftin Müthiş Tekne Yaşamı

Zilli ile saatteki hızımız genelde 4-5 knot civarında oluyor. yani 40 deniz mili yolu 8-10 saatte alabiliyoruz ancak. İstanbul – Bademli arası yaklaşık 220 deniz mili.  İlk uzun seyrimiz, öğrenecek çok şey var… İşte hayatın sırrına burda vakıf oldum.  Yol uzun, etrafınız uçsuz bucaksız deniz, düşünmek için, sorgulamak için zaman bol. Rüzgar sizi hedeflediğiniz yere götürecek kadar güçlü esmez ise, bir başka limana sığınırsınız o gece, olmadı bir koya girer demir atarsınız. Doğaya kafa tutmak yerine, o sizi nasıl yönlendirirse ona uyarsınız. Kendinizi rüzgarın ve denizin kollarına bırakırsınız. Tam bu sırada, o yetişmeyen işlerin ve birbirini kovalayan günlerin içindeki hapsolmuşluğu kırar, özgürlüğe bir adım daha yaklaşırsınız belki de!

Denizlerde olmak insana çok şey öğretiyor

Zilli Gökoav Körfezi Balıkaşıran Koyunda 1024x575  Denizlere Aşık Çiftin Müthiş Tekne Yaşamı

Denizlerde olmak insana çok şey öğretiyor; aslında sadece denizlerde olmak demeyelim de doğada olmak diyelim. Doğanın size sunduğu imkanların ayrımına varıyorsunuz, vardıkça şaşırıyorsunuz tabi… Sonra, o okullarda öğretilen “icatlar, ihtiyaçlardan doğar” sözünü bizzat tecrübe ediyorsunuz. Sınırlı alan, sınırlı erzak gibi sebeplerle, bir şeylere çözüm buluyorsunuz. Hatta öyle ki, bir şey keşfettim diye gerim gerim gerinirken, o şeyin sizden çok daha önce keşfedildiğini öğrenip halinize gülüyorsunuz.

“Zilli” gitti, “Sanda” geldi…

Zilli ile ilk yaz Bademli’ye; ikinci yaz ise Gökova Körfezine kadar gittik.  O şeritte neredeyse girilmedik koy bırakmadık desem mübalağa etmiş olmam sanki! Sonra bir tık büyütsek mi teknemizi diye arayışa girip, 2016 Mayıs’ta Sanda ismini verdiğimiz Algomar marka teknemizi aldık. Sanda, 31 feet (9.4 metre) boyunda, Türk yapısı, malzemesi fiber, 30 beygir içten takma motorlu, mutfağında – ki buna mutfak denir artık- buzdolabı, 2 göz ocağı, fırını, lavobası olan, 2 kamaralı, bol bol saklama alanları, dolapları mevcut, tuvaleti-duşu  da olan bir tekne.  Sanda ile, çok daha konforlu seyirler yaptık diyebilirim. Ama ilk göz ağrımız Zilli’nin yeri de ayrıdır.

Sanda HisarÖnü Körfezi İnbükünde 1024x768  Denizlere Aşık Çiftin Müthiş Tekne Yaşamı

Sanda Hisarönü Körfezi Artuk Koyu 1024x575  Denizlere Aşık Çiftin Müthiş Tekne Yaşamı

sanda hisarönü körfezi inbükünde 1024x575  Denizlere Aşık Çiftin Müthiş Tekne Yaşamı

Sanda ile 2016 yazında Hisarönü Körfezini gezdik. Ve hiç dönmek istemedik. Çam ağaçlarıyla çevrili, masmavi koylarda ve gökyüzündeki binlerce yıldızı çıplak gözle görebildiğiniz bir gecenin huzurunu size kim verebilirdi? Bugün, alt komşunun kapısını çalmaya çekinirken, kuş uçmaz kervan geçmez koylarda yüzerek komşu tekneye gidip selam verip, teknesine misafir olabilirsiniz. Sonra onlar sizin tekneye gelir, sonra aranızdaki enerji tutarsa güzel dostluklar da doğabilir. Bizim böyle tanıştığımız bir çok insan oldu. Koylarda, komşuculuk oynar gibi bir biz misafir olduk , bir onlar bize misafir geldi. Birlikte yemekler yedik, “keşif”lerimizden bahsettik…güldük, eğlendik, farklı hayatlar tanıdık…  Bir kısmıyla dost olduk ve halen de görüşüyoruz.

İtalyan çift ile muhabbetimiz sardı

İnbükünde tanıştığımız İtalyan çift 1024x576  Denizlere Aşık Çiftin Müthiş Tekne Yaşamı

Hemen bir tanesinden bahsedeyim. Marmaris İnbükü’nde alargada kalırken, sabah erken saatlerde 54 feet (15.5 metre) boyunda, İtalyan bayraklı bir tekne gelip demir attı. Uzaktan selamlaştık. Bir kaç saat sonra onlar yüzerken, bir şeyler içmeye teknemize davet ettik, teknedeki köpekleriyle ilgilenip ardından uğrayacaklarını söylediler. Ardından, misafirlerimiz geldi. Ellerinde bir kavanoz ahududu reçeli ile. Daniella kendi yapmış, bize ikram etti. Çok memnun olduk tabi.  İtalyan çiftin yaşları bizden oldukça fazla. Antonio’nun dededen beri 3 kuşak fabrikatör olduğunu öğrendik, teknelerden, okyanus geçişlerinden, tecrübelerimizden, iş hayatlarımızdan, ülkelerimizden bahsettik. Enerji bir tuttu mu sohbetler de keyifli oluyordu haliyle. Ayrılırken bir kaç saat sonra kahve içmeye gelin dediler. -Memnuniyetle!

italyan çiftin yeknesi 1024x768  Denizlere Aşık Çiftin Müthiş Tekne Yaşamı

İkram için Türk kahvemizi ve bu gibi durumlar için hazır ettiğim nazar boncuklu turkuvaz bilekliklerden bir tanesini de Daniella için yanımıza alarak, biz de onlara gittik. Teknelerine biner binmez büyülendik. 54 feet boyunda bir Super Maramu! Allah’ım bu tekne ise, bizimki neydi? Çok amaçlı yüzdürgeç olur olsa olsa…  Bizim evden daha geniş desem yine bir mübalağa mı olur?  İşin esprisi bir yana, Daniella’nın espresso  ve harikulade çikolata ikramları ile yine hoş bir sohbet geçirdik. Antonio Atlantik geçişini anlattı, ilgiyle dinledik. Birbirimizin numaralarını aldık, başka koylarda görüşme dileği ile vedalaştık. Kendi teknemize vardığımızda ise, ben  3 gün boyunca bizim teknenin ne kadar küçük, kullanışsız olduğundan dem vurup Ahmet’in kafasını ütüledim. Neyse ki 3 gün sonra fabrika ayarlarıma geri döndüm icon smile  Denizlere Aşık Çiftin Müthiş Tekne Yaşamı

Sanda Hisarönü Körfezi Adaboğazı 1024x575  Denizlere Aşık Çiftin Müthiş Tekne Yaşamı

Denizlerde sınıf farklılığı yok

Diyeceğim,  denizlerde sınıf farklılığı yok. Yolunuzun kesişmesi imkansız gibi görünen bir çok insanla dost olabilirsiniz; çünkü dünyanın üçte ikisi sizin ortak paydanız…

Hep İstanbul’dan çıkıp uzak seyirlerden bahsettim. Benim vaktim yok, zaten 2 haftalık iznim var diyerek, bahanelerin arkasına saklanacaksanız, sizin o güzel bahanelerinizi de yıkacağım umarım. Hazır olun :

Hafta sonu Cumartesi sabah yola çıkıp İstanbul Prenses Adalarına dahil olan; ama maalesef çoğumuzun bilmediği Sivriada’ya gidebilirsiniz. Sivriada’da yerleşim yok. Ama kediler var, her gittiğimizde yemek bıraktığımız.  Adanın, bir mendireği var, girip bağlanabilirsiniz. Sonra karaya çıkıp, kur portatif masanı sandalyeni, yak mangalını, çek -kısmen- temiz havayı içine.  Oooh değme keyfine!

Sanda Sivriadada İstanbul 1024x768  Denizlere Aşık Çiftin Müthiş Tekne Yaşamı

Yooook! Ben yüzmek de istiyorum, orada yüzebilir miyim ki derseniz, sizi, belki defalarca gittiğiniz Heybeliada’nın, pek duyulmamış koyuna davet ediyorum : Çam Limanı! Pek duyulmamış demek belki doğru olmaz; çünkü burası İstanbul’dan kaçan teknecilerin gözdesi.  Çam Limanı, Heybeliada vapur iskelesinin arkasında, Senatoryum’un eteklerinde kalan bir koy. İsmiyle müsemma olan bu koyun etrafı çam ağaçları ile çevrili. Denizi oldukça temiz, gönül rahatlığı ile yüzebilirsiniz. İstanbul’da olduğunuzu unutturur cinsten bir yer burası. Haftasonu sanki bir Ege’ye kaçıp gelmişcesine pazartesi işbaşı yapabilirsiniz!

Biz sevgili Hülya ve eşi Can ile 2017 Haziranda bir kaçamak yaptık Çam Limanı’nda. Eş dostla daha da zevkli hale geliyor seyirler. Yüzdük, bol bol güldük, gece yıldızları seyrederken sohbetler ettik, oyunlar oynadık… Hani “kaliteli zaman” dedikleri, çok moda bir tabir var ya günümüzde,  işte öyle kaliteli zaman geçirdik hep birlikte.

Heybeliada Turu 3 1024x769  Denizlere Aşık Çiftin Müthiş Tekne Yaşamı

Tâ o zaman söz verdiğim, yelkenli seyri hakkında bir yazı yazmak, 6 ay sonra kısmet oldu. Fakat bu havalar, tam da biraz araştırma yapıp, yaz planlarını çıkarma havası değil mi? Dilerim sizlere denizlerde olmanın hazzı ile yelkenli tekneler ve seyir hakkında biraz fikir verebilmişimdir. Bir tohum bile atmış olsam, o bana yeter. Bugün olmasa da, bir gün yeşerir.

Heybeliada Turu 4 769x1024  Denizlere Aşık Çiftin Müthiş Tekne Yaşamı

Denizlerde görüşmek dileğiyle. Pruvanız neta, rüzgarınız kolayınıza olsun!

Sevgiyle kalın, doğada kalın!

Sare Ilgaz

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Share.

About Author

www.endogalindan.com; özgür, takipçi, yenilikçi, organik ruhlu, sağlıklı, orijinal, doğal yaşama tutkun, paylaşımcı, seyahat seven, araştırmacı, meraklı, hümanist, modası kendine özgün ve farklı kimliğiyle sizlere keyifli bir platform sunuyor.

Leave A Reply