En Doğalı “Ben” Olabilmektir

0

Doğal olarak ‚ilk‘ yazımın içeriğini ve de götürmek istediğim yönü düşündüm.

Elbette sitenin içeriğine uygun ‚en doğalından‘ olmalı diye düşündüm ve kendime sordum: En doğalı nedir? Verdiğim cevap ile çıkmak istediğim yön belirdi. Yüreğimden haykırırcasına çıkan cevap BEN oluverdi.

En doğalı ‚ben‘ olmalıydı.

‚Ben‘ kavramından yola çıkarak, öncelikle bu kavrama alışmak gerekir. Alışıp kullanmak, kullanarak da benimsemeli. Benimsemenin bir hayli zaman aldığını, en önemlisi de yürek istediğini de bilmeli.

‚Ben‘ insanda bencillik çağrıştırır, oysa bu sadece toplumların yarattığı bir söylevdir. Ben demekte zorlanır çoğu insan, halbuki sen, o, şu, bu diyerek bencillik yapar çoğu zaman – üstelik bilmeden. Ben olabilmekle bencilliğin uzaktan yakından alâkası yoktur oysaki. Rotayı her daim başkalarına göre çevirir ‚bencil‘ kişi. Kendini, özünü aldatır, yabancı değerlerle yaşadığı için. Ben zannettiği o değildir, kalıplara bürünmüş bir canlıdır sadece. Oysa ‚ben‘ olabilmelidir birey, bu onun ‚en doğal‘ hakkıdır çünkü.

Adım adım benliğine doğru yavaş fakat sağlam adımlar atmalı insan. Bu adımlarda ise dışardan – yüreğinin ve tüm hücrelerinin – içine sızmalı.

Dıştan bakınca, bunu aynaya bakıp da yapabilir, görmeye çalışmalı. Görünce de, her hangi birine kullandığı ‚seni seviyorum‘ kalıbını kalıbından çıkarıp asıl anlamı ile benimsemeli. Kendini sevmeli. Nasıl başkasını severken o’nu sevilmeye layık üç beş mazeret buluyorsa, bu sefer mazeret yerine gerçekci olarak kendini bilmeli.

10404331 861732830576267 1911565185972562516 n En Doğalı “Ben” Olabilmektir

Kendini bilmek ağır gelebilir ilk okuyuşta. Değerli bir kavramdır, fakat toplumsal içeriğinin aşağılayıcı bir manası vardır. Bir emir kipi kıvamında beklediği tavıra yakın bir davranış biçimi beklediğini ima eder. Biz toplumsal beklentileri, yabancı kısıtlamaları aşıp ‚ben‘ olabilmek için kendimizi bileceğiz.

Kendini bilmek için doğamızı bulmamız, zamanla olmamız, inatla da kalmamız gerekir.

Kendimi nasıl bulabilirim sorusuna başkaları ile ilgili merak ettiğimiz değer dolu sorularla başlayabiliriz. Burada önem verilmesi gereken nokta, birçok soru ile araştırmaktır. Araştırmak için de soru sorup verilen cevapları sorgulamak gerekir. Soruları karmaşık değil, düzenli sormalı. Hiçbir cevapta da ‚bilmiyorum‘ kelimesi olmamalı. Kendini bilmek için ilk önce bilmiyorum kelimesini kelime hazinenizden çıkarın, çünkü artık bilme vakti. Duyarak, görerek, tadarak, koklayarak, dokunarak bilmeyi öğrenin. Öğrenme yeterliliklerinizi bilin.

-          Başkalarına tanıdık fakat size yabancı kendi sesinizi duyun. Siz duymadan başkası nasıl duysun? Siz sevmeden başkası nasıl sevsin?

-          Bakmakla yetinmeyin, görün. Kendinize bakıp kendinizi görün. Saç telinizden ayak ucunuza kendinizi bilin.

-          Tadın. Ağız tadınızı arayın. Hangi tadı sevip hangi tadı sevmediğinizi bilin. Bilin ve de bozdurmayın.

-          Koklayın. Burnunuza güvenin. Hangi kokuda huzur bulduğunuzu arayın. Belki çilek, belki rutubetlenmiş bir kitap.

-          Hissetmeyi öğrenin. Hislerden tiksinmeyin, çekinmeyin. Henüz keşfetmediğiniz bir duyguyu yadırgamayın. Her dokuyu hissederek kabullenmeyi, hissetmeyi öğrenin.

Duyma duyusundan yola çıkarak kendimden bir örnek vererek bu arayışa rehber olmak istiyorum. Rock müziğinde duyduğum hırçın seslerde sakinleşiyorum. Bu bir tezat değil, aksine bir denge. Çok sevdiğim Hayko Cepkin’in çığlıklarında huzur buluyorum. Her hangi birine bağırıp rencide etmek yerine, hissettiğim hıncı Hayko’ya eşlik ederek dengeliyorum. Öfkemin çağrıştırdığı volümü bir Hayko efsanesinde arındırıyorum. Düşünüp sorguladığınızda mantıklı geleceğini biliyorum.

Hayko cepkin serpil aydogan En Doğalı “Ben” Olabilmektir

Bulduktan sonra olmak kolay, asıl bulduktan sonra kalmak önemli. Hayat uzun bir yolculuk. Bazen kendimi biliyorum dediğiniz halde bilmeyebilirsiniz, yeni bir ben ile karşılaşabilirsiniz. Eskiden sevmediğinizi sevip, eskiden sevdiğinizi sevmeyebilirsiniz. Değişeceksiniz. Değişiminize izin verin. Izin verdiğinizi bilin, değişim sebebinizi bilin, kendinizi bilin. Cesur olun. Dürüst olun.

Kendinizi bulmak bu kadar uzun ve zahmetli bir süreye tabiyken, değişik ve değişken evrelerden geçerken, değişime muhtaçken, değişimin en doğalı olduğunu bilirken, başkalarının değişimlerini yadırgamayın. Kendiniz olurken de herkesin kendi olabilmesi çabasının olduğunu es geçmeyin.

Kendini bulmak uzun bir yolculuk gibidir. Yavaş yavaş, sabırla, molalarla, keşif aşkıyla ve de kendine anlayışla aranmalıdır.

Acelemiz yok. Sora sora buluruz kendimizi. Buluruz ve oluruz. En doğalından kendimiz oluruz, hem de her zaman her yerde.

Kendi yolculuğumuz açık olsun.

Eğitmen ve Almanca Öğretmeni

Akademisyen Serpil Aydoğan

 

Share.

About Author

www.endogalindan.com; özgür, takipçi, yenilikçi, organik ruhlu, sağlıklı, orijinal, doğal yaşama tutkun, paylaşımcı, seyahat seven, araştırmacı, meraklı, hümanist, modası kendine özgün ve farklı kimliğiyle sizlere keyifli bir platform sunuyor.

Leave A Reply