Hayatınıza 10 Dakika Mola

0

Merhaba, endogalindan.com okurları…

Sizlere Amerika’dan sesleniyorum. Yoğa eğitmeni olarak endogalindan.com ailesine  paylaşımın büyüsünü yaşamak için katıldım. Bu platformda uzmanlık alanım ve sağlıklı yaşam ile ilgili pek çok konuyu paylaşacağım. Sitedeki bu ilk yazımda Meditasyon konusunu ve sadece kendinize ayıracağınız ufacık bir zaman diliminin hayatınızda ne derecede büyük değişimler yaratacağını anlatmak istiyorum.

Hayatınıza 10 Dakika Mola

Şimdiye kadar hiç günün uyku harici herhangi bir zaman diliminde gözlerini kapatmayı denedin mi? Ya da nasıl nefes aldığınla hiç ilgilendin mi?

Cevabın hayırsa 10 dakikalık mola…

Batı kültürünün bizi içine çektiği kazan – tüket git geli içerisinde ne için olduğunu bilmeden koşturuyoruz. Ve yaklaştığımızı sandığımız hedefin aslında var olmadığı gerçeğini geçtim, kendimizden de uzaklaşıyoruz. Ne istediğini bilememe hali, öfke, vazgeçememe, katılaşma, sevgisizlik, tedirginlik, endişe, korku ve tabi ki fiziksel dışavurumları, hastalıklar, kronik ağrılar.

İşte bunlar hep stres hormonun dengesiz salgılanışının sonuçları.

En genel haliyle anlatmak gerekirse vücudumuzda hayati fonksiyonları denetleyen iki ana dal sinir sistemi var: sempatik ve parasempatik sinir sistemi. Sempatik sinir sistemi stres hormonunu tetikleyen ve zihne kaç ya da savaş sinyali gönderen sistem. Ve gün içerisinde hatta bazen uykudayken bile bu kaçma ya da savaşma halinde yaşıyoruz. Parasempatik sinir sistemi ise zihnin uykudaki haline benzer yumuşak, nötr bir hal almasına yardımcı olan, vücuttaki enerjinin korunmasını sağlayan sistem. Bu sistem devredeyken kalp atışları daha yavaştır, sindirim daha kolaydır, huzur hali esastır ve alınan kararlar korkuyla alınmış kararlar değildir.

Peki parasempatik sinir sistemine bu kadar methiyeler düzdük ama devreye sokmak için ne yapmalıyız?

Cevabi girişteki soruda gizli.

Bir an için durup kendi içine dönmen, nefeslerini takip etmen yeterli.Gözlerini günün alakasız bir zamanında 10 dakika kapattığında ilk bir kaç saniye kendi iç karanlığınla yüzleşirsin. Sonra aslında oranın hiç de o kadar karanlık olmadığını fark etmeye baslarsın. Hayat döngüsüne kendini kaptırmışken arkada hep düşündüğün, planladığın belki senin bile farkında olmadığın şeyler karşına çıkmaya baslar.

Hayatında ilk defa meditasyon yapan ya da meditasyona uzunca ara vermiş birisine hep su örneği veriyorum. Zihin üzerinde yığınla bulaşık bulunan bir mutfak tezgahı gibi. O kendine ayırdığın süre içerisinde ne oluyorsa oluyor o tezgah yavaş yavaş temizleniyor. Ama hemen, ama aylar sonra.

Meditasyon karmaşık olan zihni, kibre ve gurura kapılmaksızın, sadeleştirip masumlaştırmak demektir” diyor BKS Lyengar.

Zihni ne kadar sakin ve stresten arınmış bir şekilde tutarsan aslında olaylara bakışın, ilişkilerin, hayatın da o kadar yumuşar. Ve daha önce midene yumruk yemiş gibi hissettiğin olaylar pek çok süzgeçten bir anda geçerek yumuşacık dokunup geçmeye baslar. Ve yarattığı farkındalık yanına kar kalır.

Meditasyon yapmak için sadece kendine ihtiyacın var. Var olduğun her yerde kendinle başbaşa kalabilirsin. Otobüste, uçakta, en yoğun zamanda, otelde, sabah erken ya da geç saatlerde hic aksatmadan yapacağın meditasyon günler belki aylar sonra seni bambaşka bir bakış açısına ve bambaşka bir frekansa sokmuş olacak.

Haydi kendine su an 10 dakika hediye et

Gözlerini yeniden açtığında bir şeylerin tazelendiğini ve değiştiğini fark edeceksin.Şimdi sandalyede ya da yerde bağdaş kurarak rahat bir diklikte otur. Nefesleri olabildiğince burnundan alıp vermeye özen göster. Gözlerini kapattığın ilk bir kaç saniye belki bugünlük bir kaç dakika bedenine söyle bir göz at. Başın tepesinden ayak tabanına kadar bedenin gevsek olduğundan emin olmaya çalış. (Emin olmaya çalış diyorum çünkü muhtemelen bedenin; omzu kulaklara çekmeyi, sırtı kambur tutmayı, karnı kasmayı, dişleri sıkmayı alışkanlık haline getirmiştir.)Yavaş yavaş düşünceler belirmeye başlayacaktır. Kaçma ya da durdurmaya çalışma. Onlar hep varlar. Sadece biraz dağınıklar. Gelip gitmelerine izin ver. Meditasyon bir yapma değil olma halidir. Sadece o anda olmaya odaklan. Yani bir adım geriye çekilip düşüncelerin gelip gidisini izle. Peslerine takılmadan, planlar yapmadan, sebebini, öncesini sonrasını hesaplamadan. Oldukları gibi karşıla, kabul et ve gönder.Eğer zorlandığını fark edersen bir an o noktada nefesin sana rehberlik etsin. Nefesin bedenine kendiliğinden girişini ve kendiliğinden çıkışını takip et.

10 dakikanın sonunda kendi küçük cennet bahçenden çıkmış gibi rahat hissetme ihtimalin çok yüksek.

Bir sonraki yazımda görüşmek üzere…

Sevgilerimle,

 

Zeynep Yılmaz

Yoga Eğitmeni

Share.

About Author

www.endogalindan.com; özgür, takipçi, yenilikçi, organik ruhlu, sağlıklı, orijinal, doğal yaşama tutkun, paylaşımcı, seyahat seven, araştırmacı, meraklı, hümanist, modası kendine özgün ve farklı kimliğiyle sizlere keyifli bir platform sunuyor.

Leave A Reply