Kişi Hastalığını ve Vücudunu İyi Tanımalı

0

İnsanlık var olduğundan beri sağlıklı olmak  ve bunu korumak, insanoğlunun daima en öncelikli hedefi olmuştur. Fakat günümüzün ileri teknoloji çağında ve doğallıktan giderek uzaklaşan yaşam şartlarında bunu sağlamak giderek zorlaşmaktadır.

* Yüksek düzeyde stres, negatif duygular, çevre kirliliği (toprak, hava, su ve elektromanyetik kirlilik),

* Rafine edilmiş ve doğallıktan uzak yiyecekler, fast-food tarzı beslenme,

* Soluduğumuz kirli havayla her gün vücudumuza aldığımız toksinler,

* Yetersiz uyku ve güneş ışığından yeterince faydalanamamak

ve benzeri birçok sebeple vücuttaki (asit-alkali dengesi başta olmak üzere) birçok hassas denge olumsuz yönde etkilenmektedir.

Kişide, bu hassas dengeler öncelikle hücresel düzeyde bozulmaya başlar. Çünkü insan vücudunun yapıtaşı hücrelerdir. Bu aşamada kişide hemen  şikayetler oluşmaz. Bu bozukluklar zamanla dokular, organlar ve hatta sistemler (akciğerler, cilt, karaciğer, sindirim sistemi, dolaşım sistemi vb.)  düzeyine kadar ilerledikçe, artık vücut bunlarla ilgili sinyaller gönderir. İşte kişinin sağlık problemlerinin ya da şikayetlerinin başladığı düzey, tam da bu dönemdir.

Hastalık belirtileri ya da şikayetler, sebepleri ortadan kaldırmaya  yönelik  metotlarla iyileştirilebilir. Bu yol, hücresel düzeyi destekleyici olduğundan hem daha kalıcı çözüm oluşturur, hem de şikayetlerin tekrarlama riskini ortadan kaldırır.

Şikayetlerin ve belirtilerin ortaya çıktığı dönemde bunların görmezden gelinmesi veya geçici çözümlerle ( ilaç vb. kullanarak belirtiler baskılanır ve hücresel iyileşme mekanizmaları devre dışı bırakılır ) baskılanması, zamanla şikayetleri oluşturan sebeplerin daha da derinleşmesine yol açar. İlaç tedavisi kısa dönemde fayda sağlamış görünse de uzun dönemde, şikayetlerin artarak  tekrarlaması riski vardır. Ayrıca, yan etkileri gidermek için tedaviye farklı ilaçların eklenmesi durumu söz konusu olabilir.

Bu dönemde kişinin yaşam kalitesi ciddi derecede düşer (enerji düşüklüğü, sürekli yorgunluk, yaygın ağrılar, tekrarlayan enfeksiyonlar, eklem rahatsızlıkları, cilt problemleri, baş ağrıları, bağırsak problemleri vb.) ve bazen kişi günlük düzenini devam ettirmede bile zorlanabilir.

Şikayetlerin ilerlemesi ve bunun klinik hekimi tarafından bir teşhisle adlandırılmasıyla artık hastalık süreci kesinleşmiş olur. Bu bazen akut bir hastalık olabileceği gibi, bazen de kronikleşmiş hastalıklar olabilir.

Kimse hastalıklı bir yaşam istemez ve dolayısıyla  hastalıkları için sürekli bir çözüm arayışı içindedir. Ancak bu arayışa girmek kadar,  hastalık sürecini doğru bir şekilde anlamak da önemlidir. Burada öncelikle yapılması gereken, vücudun işleyiş mekanizmalarını öğrenmeye çalışmaktır. Bilimsel araştırmalar da göstermektedir ki, hastalıklar bir anda oluşmaz ve bir anda da ortadan kalkmaz. Sağlıklı olmak veya hastalığa doğru yol almak bir süreç ve bir zaman meselesidir. Ayrıca sağlıklı olma durumu, tek bir faktöre bağlı değildir. Kişinin beslenmesi kadar, uyku düzeni, psikolojik durumu ve diğer yaşam alışkanlıklarının da hep birlikte bir bütün olarak ele alınması gerekir.  Vücudun gerçek anlamda sağlıklı olması ve hücresel düzeyde fonksiyonlarını en iyi şekilde yapabilmesi için bu faktörlerin hepsinin en uygun düzeyde olması gerekir.  Dolayısıyla ‘’ X hastalığı için şu çayı için, şu kadar gün aç kalın, Y hastalığı için bu iksirle  şu kadar günde tedavi olun’’ şeklindeki vaatler ya da öneriler, kişiyi kendi hastalığını ve vücudunu anlamaktan uzaklaştırır, zaman kaybettirir.  Durumu çözülmesi çok daha zor bir hale getirebilir, belki de ciddi ekonomik kayıplara sebep olabilir.

Sonuç olarak hastalıkları önlemede yapılacak en doğru  ve anlamlı davranış , öncelikle vücudun normal çalışma mekanizmalarını öğrenmek, vücudun maddi- manevi  ve  fizyolojik ihtiyaçlarını gidermeye, vücudu  desteklemeye  yönelik bir yaşam tarzı sürdürmektir. Bu şekilde hastalıklar baştan önlenmiş olacak, mevcut hastalıklar da gerileme ve iyileşme sürecine girecektir.
Emine AKIN ÇAKIR, PD

Klinik Biyokimya Uzmanı

Araştırmacı, Eğitimci, Yazar

www.alkalilifecenter.com

facebook.com/Alkali-Life-Center

twitter.com/CenterLfe

linkedin.com/pub/alkalı-lıfe-center

0216 410 30 80

 

 

Share.

About Author

www.endogalindan.com; özgür, takipçi, yenilikçi, organik ruhlu, sağlıklı, orijinal, doğal yaşama tutkun, paylaşımcı, seyahat seven, araştırmacı, meraklı, hümanist, modası kendine özgün ve farklı kimliğiyle sizlere keyifli bir platform sunuyor.

Leave A Reply