Kolik Bebeğim Ağlıyor, Ağlıyor, Hiç Susmuyor

0

Taze Anne, Kolik Bebekle Mücadele Hikayesini Anlattı

Merhaba,

Önceki yazımda “Lohusayken tek şeye ihtiyaç duyuyor anne: ağlamayan bir bebek” demiştim. Her yeni doğan insan ağlar, evet ama kimisi ÇOK AĞLIYOR! İşin en kötü yanı ise altı temiz, gazı çıkmış, karnı tok bir bebeğin neden ağladığının bilinmemesi ve bu bebeği susturmanın adeta imkansız olması.

Kızımdan önce doğumuna ve büyümesine şahitlik ettiğim tek bebek yeğenimdi. Yeğenim son derece uysal, uyumlu, ağlamayan, huzursuzluğu olmayan çok kolay bir bebekti. Ben de her bebeğin bu denli kolay olduğunu düşünürdüm. Hatta kamusal alanda ağlayan bebeklere tahammülüm olmazdı! Mümkünse ortamı terk eder veya ağlamasını duymamaya çalışırdım. “Ama suç yavruda değil, annesinde babasında!!!” Bu düşüncenin ne büyük yanılgı olduğunu kızımla öğrendim.

Benim kızım ağlıyor! Evde, sokakta, arabada… Gece, gündüz… Onun için yer zaman, mekan farketmiyor; ağlıyor… Muhtemelen komşularımızın arasında benim gibi ağlamaya karşı tahammülsüz insanlar varsa, onlar da bu gürültünün kaynağını bize mal ediyor. (Ne zaman büyük konuştuysam başıma geldi, Allah’ın sopası…)

Lohusalığımın unutmak isteyeceğim anları kızımın morararak, haykırarak acı içinde kıvrandığı ve çığlık atarak ağladığı uzun saatler! Nasıl çaresiz, nasıl bitik hissettiğimi sadece benim gibi kolik bebek sahibi anneler anlar sanırım. Lohusalık yeterince zorken bir de bir akşam ansızın gelen, adını koyabilmemiz oldukça zaman alan kolikle yaşamaya alışmak bu satırları yazarken bile gözlerimin dolmasına sebep oluyor.

Kolik Bebek 2 300x257 Kolik Bebeğim Ağlıyor, Ağlıyor, Hiç Susmuyor

“Kızım 20 günlükken başladı her şey”

O zamana kadar en büyük sıkıntımız kızımın sürekli emmek istemesi ve benim canımın çok yanmasına karşın emzirmeye devam etmemdi. Ah bilseydim o günleri mumla arayacağımı, hiç şikayet etmezdim. Bir akşam hiç hissettirmeden, ansızın, sinsice kolik geldi evimize. Çılgınca ağlamaya başladı kızım; bacaklarını karnına çekip morarırcasına, tıkanırcasına ağlıyor, susmuyor, acı çekiyordu… Tutmakta bile zorlandığımız bu minik bedeni kasıldığında kavrayabilmek, susturabilmek çok ama çok zordu. Nitekim susturamıyorduk kızımı.

Bir anne için evladının acı çekmesi nasıl acı verir, işte ilk o zaman anladım. Anneler, çocukları kaç yaşına gelirse gelsin fiziksel veya ruhsal evladının canı yandığında çaresizce aynı acıyı yaşadığını o an itibariyle yaşamaya başladım.

Ve işte o pazar gecesi tazecik 20 günlük lohusa anne bebeğiyle ağlamaya başladı.

Neler olduğunu anlayamadığımız birkaç gün içinde doktorumuzla görüştük, “kolik olma ihtimali var, bu ilaçları kullanın” dedi. Duyarım duymasın da pek bilmediğim kolik nasıl bir şeydi? Sebepsiz ağlama diyor internette. Doktorumuz da “kolik bebek çok zordur. Anneanne/babaanne desteği şart!” demez mi? “Annelerimizi kaybettik, biz babasıyla bakıyoruz kızıma.” dediğimizde doktorun yüzündeki ifade tedirgin ediciydi. Ama yok, başka bir sorun var; kızım acı çekiyor, hastalandı, ben bakamıyorum kızıma, ağlıyor, susmuyor, susmuyor, SUSMUYOR!

“Kendimizce çözümler bulmaya çalıştık”

Birkaç defa acil servise başvurduk, reflü bile dendi. İlaç ilaç ilaç…. Aradan zaman geçti, tüm gün sadece birkaç saatliğine ağlamaya mola veren bebeğimde hiçbir iyileşme olmadı. Kendimizce çözümler bulmaya çalıştık: Uyumayı pek sevmediğini henüz anlamadığımız kızım rahat uyusun diye yatağının baş kısmını kaldırdık. Hipoglisemi olduğumdan zaten yediğim içtiğime çok dikkat ederken “acaba besin alerjisi mi var” dedik, süt ve süt ürünlerinde kısıtlamaya gittim ama gene bir iyileşme olmadı. Sabahtan akşama kadar aralıklarla devam etti acımız. Gözyaşları sel oldu aktı. Ama yok inanmıyorum, kolik değil, sebepsiz ağlamıyor kızım! Mutlaka bir sebebi var, anlamıyorlar hastalığını!

“O içerde ağladı, ben dışarda ağladım”

Besin alerjisi olduğundan ‘emin olduğumuz’ kızımı, gene bir kriz anındayken apar topar Çocuk Gastroenteroloji, Hepatoloji ve Beslenme branş doktoru Prof. Dr. Vildan Ertekin’e götürdük. Sevgili hocamızla tanışmamız benim en bitik, dipsiz kuyularda olduğumu düşündüğüm o güne denk geliyor. Sıcacık yaklaşımıyla endişelenecek bir şey olmadığını, kolikten şüphelendiğini, içimizin rahatlaması için birkaç test isteyeceğini, mümkünse sakin olmamız gerektiğini söyledi. Benim “ama hocam!…” diye başlayan cümlelerimi sabırla dinledi. Birkaç minik tüp kan alındı kızımdan aynı gün, kızım babasıyla içeri girdi. Beni kan tuttuğundan onları laboratuarın önünde bekledim; kızımın çığlıklarını duydukça o içerde ağladı, ben dışarda ağladım. O günü tamamen hayatımdan çıkartabilmeyi isterdim.

“Israrla kabul etmesem de kızım Kolik”

Kan sonuçları temiz çıktı çok şükür! Kızım hasta değil. Israrla kabul etmesem de kızım Kolik. Bambaşka bir sürece girmiştik. Artık durumu kabullenme ve anı kurtarma yöntemlerini bulma dönemi başlamıştı.

O zamanlarda konuştuğumuz hemen herkes bana “sen sakin olacaksın ki, bebek de sakin olsun. Senin stresin onu etkiliyor, yapma!” dedi. Peki, haklılar.. Endişelenmeyeyim, rahat olayım… Ama kasılarak, elleri buz keserek, kıvranarak ağlayan bir bebeği, tıkanmasın diye kucakta saatlerce teskin etmeye çalışmak ve sonucunda başaramamak nasıl bir duygu, fikri olan var mı? Muhtemelen bizim komşuların bile sinirleri bozulmuşken nasıl benim sakin olmam beklenebilir? Kaldı ki bu minik bebek, canımdan can kattığım, aylarca aynı bedende can bulduğum benim minik bebeğim! Bana her “sen sakin olmazsan…” diye başlayan cümle kurulduğunda (lohusa halimle!) “Ben sebep oluyorum kızımın ağlamasına!” diyordum…

Çok rica ediyorum, yaşayan bilir, kolik bebek annelerine bu ve benzer cümleler kurmayın.. “GEÇECEK!” deyin mesela, buna ihtiyaç duyuyor çaresiz anne…

Bir sonraki yazımda, koliğin bilinenin aksine gaz sancısı olmadığını, kolik müziği veya fön makinası gibi çözümlerin ASLA kalıcı çözümler olmadığını, her bebekte farklı yöntemlerin geçici işe yaradığını, bizim bu süreci nasıl yönetmeye çalıştığımızı yani koliğim bebeğimle geçen 2,5 ayımızı anlatacağım.

Kolik anneler kulübünün yeni sakinlerine ilham olması dileğiyle..

Sevgiyle, Anne Bebek Editörü Cansu S. Dirim

Yazarın “Lohusayken tek şeye ihtiyaç duyuyor anne: ağlamayan bir bebek” başlıklı yazısını okumak için tıklayabilirsiniz.

http://www.endogalindan.com/lohusayken-tek-seye-ihtiyac-duyuyor-anne-aglamayan-bir-bebek/

 

Share.

About Author

www.endogalindan.com; özgür, takipçi, yenilikçi, organik ruhlu, sağlıklı, orijinal, doğal yaşama tutkun, paylaşımcı, seyahat seven, araştırmacı, meraklı, hümanist, modası kendine özgün ve farklı kimliğiyle sizlere keyifli bir platform sunuyor.

Leave A Reply