Sağlıklı Bir Hamilelik Dönemi İçin Zihin ve Beden Kontrolü

0

Doğanın dişi canlılara sunduğu en özel deneyimlerin belki de başında gelen doğurganlık, gerçekten bambaşka bir olgu. Anne olmanın kadınlara ait olan bir özellik olması Dünya’yı dengeleyen bir unsur. Elbette ki her kadın hayat çizgisi ve tercih ettiği yol birbirinin aynısı değil. İnce ve hassas bir konu bu. O nedenle kimseyi incitmeden hamilelik sürecini ve hayata yeni bir birey getirmenin sorumluluğu üzerine hissettiklerimi yazmak istedim.

Anne olmaya hazırlanmak apayrı bir serüvenken, bu serüvene hangi koşulda çıktığınız da çok önemli. Çocuk sahibi olmanın kişinin kendi niyet ve kararının yanı sıra evrenin de sizin için bir zamanı olduğuna inanıyorum. Yani kısacası planlarımız dışında evrenin de bizim için bir planı var. Beklediğiniz, doğru zaman ne zaman ise zaten o zaman hayatınızda var olmak için gelecektir. Ben her şey için hep bu cümleyi söylemeye çalışırım. Tabi ki mücadelesiz bir akışa teslim olmaktan bahsetmiyorum. Beden ve zihin  adına üzerimize düşen sorumlulukları yerine getirdikten sonra akışta kalmaktan bahsediyorum.

Benim serüvenim ise tüm bu bahsettiklerim çerçevesinde, bu bakış içerisinde başladı. Anne olacağımı öğrendiğimde o miniğin bana gelmeyi seçmesinden ve bizim de o miniği seçmemizden dolayı büyük bir şükran duydum. Binlerce kez şükrettim. Çünkü O’nu en hayırlı zamanda gelmesi için çağırmıştım ve O da gelmişti işte. Ne mutlu ki süreç gönlüme göre gelişmişti.

Anne olmayı seçmem, pek tabi bir süre zaman aldı. O evreye gelmem, o isteğe yaklaşmam için kendimi hazır hissetmem gerekiyordu. Evliliğim beşinci senesi içerisinde artık yavaş yavaş zamanı geldiğini hissediyordum. Samimiyetle söyleyebilirim ki, o zamana kadar eylemimde değildi. Hazır hissetmeye başladığım dönemde diledim ve zihinimi, bedenimi bu niyet için hazırlamaya başladım. Yalnız şunu da belirtmeliyim ki hayatımızın hangi evresinde olursak olalım dengeli bir ruh hali içinde olmak, dengeli yaşamak, dengeli beslenmek, iyi düşünmek, pozitif davranmak, gereksiz kaygı ve korkulardan arınmaya çalışmak ve yargılamamayı seçmek gibi davranışlar, zaten sağlıklı kalmak için şart. Dolayısıyla insanın psikolojik, zihinsel ve bedensel sağlığı bir bütün, hepsi birbiri ile ilişkili. Bu sıraladıklarımı farkında biri olarak, bu adımları hayatımda tutmaya çalışıyorum. İnsanız tabi. Beşeriz şaşarız ve seçimlerimiz neyse onu yaşarız.

Yaptığım uzun bir girişten sonra sadete gelecek olursam; Aralık 2017′de bir aylık hamile olduğumu öğrendiğimde bütün bedenimde hem büyük bir sevinç hem de kocaman bir şaşkınlık vardı. Niyetimin gerçek olması çok mutlu etmişti beni. Her zaman şükreden bir insan olarak o öğrendiğim günden bu yana artık daha fazla şükreder oldum. O anın, tüm kaygılara rağmen bana hissettiğim ve dilediğim doğru zamanda gelmesi sanki adeta bir mucize gibiydi. Halbuki doğanın en doğal ve en normal süreciydi bu.

Elbette hamile kalmadan önceki ve niyetime yavaş yavaş koymaya hazırlandığım süreçte biyolojik gerçeğimin ne kadar uygun veya hazır olduğunu anlamak için basit bir takım kontroller yaptırdım. Bu tavrımı biraz kontrolcü bir tavır olarak görebilirsiniz ama aslında ben kararımın sorumluluğunu almak istedim ve ideal koşulları sağlamakla yükümlü olduğumu düşündüm. Kan testi ile vücudumdaki mineral ve vitamin dengesini ölçtürdüm. Ayrıca dahiliye (iç hastalıkları) bölümüne başvurarak öğrenebileceğiniz bu kısımlar dışında kan şekeri, insülün direnci, tiroit değerleri, tam idrar testi, iç organlarınızı gözden geçiren tüm batın ultrasyonu, gaita( katkı dışkı) analizi gibi adımları analiz ettirmenin de çok önemli olduğunu düşünüyorum. Bu kısımları öğrenmek, eksik ya da güçlü olduğumuz değerleri görmek bize ne kazandırır? Aslında belki de bebeğinize kavuşmayı hızlandırabilir.

Basit bir söylemle D vitamini ya da demir stoklarınızdaki aşırı düşüklük, yetersizlik ve minerallerinizin dengesizliği dahi hamile kalmanızın önündeki basit bir engel olabilir. Zira bu açıkları kapattığınız, takviyeleri aldığınız ve yeterli beslenmeye başladığınız durumda beklediğiniz sevinçli haber yaradanın, evrenin planlamasına da uygunsa gelip sizi bulacaktır. Yabana atmamamız gereken hormon düzenlemeleri de çok önemli. Mesela tiroit hormonlarınız hayati derecede mühim. Burada önemli olmak maratonun neresindesiniz, vücudunuz bir canlı dünyaya getirmek için ne kadar hazır?  Bunları sorgulamak ve araştırmak inanın size çok artı kazandırır.

Bedeni dengeleme sürecinizin yanında elbette her şey kan testine bağlı değil. Psikolojinizi de sağlam tutmak, dengeli bir ruh hali içinde olmayı seçmek sizi stresten korur. Kimi zaman stres hamile kalmayı da zorlaştırabilir. Zihin; sakin olmalı, sürece güvenmeli, kaygı ve korkulardan arınmalıdır. Kim istemez ki huzurlu bir ruh hali içinde bebeğini karşılamayı?

Genel anlamda yaptırdığım bu kontroller sonrası, sonuçların iyi olduğunu görmek zihnimi biraz daha rahatlatmıştı açıkcası. En azından bedensel olarak neler yapıp yapmamam gerektiğini de görmüştüm. Hamilelik düşünen her kadına öncesinden önerilen Folik asit alımına da başladım. Zararlı alışkanlıklara sahip olmamak da avantaj tabi. Şunun da katkısı olduğunu düşünüyorum rutin sağlığınız için ara sıra alınan destekler de bağışıklık sisteminizi kuvvetlendiriyor. Ben ara ara zerdeçal, zencefil, arı sütü, meyan kökü, keçiboynuzu gibi besin kaynaklarından alarak immun sistemini desteklemeye çalışırım. Tabi bu hamilelik sürecimde bu tarz desteklere ara verdim.

Artık tüm bu ufak adımlardan sonra kendimi daha güçlü ve iyi hissediyordum. Niyetim de kafamda daha somuttu ama hep hayırlı olanı diledim. Ve yaz tatillerim sonrası  gönlümden geçirdiğim miniğime kavuşmayı hayal ediyordum. Meğer Kasım’da dilediğim gerçek olmuş. Binlerce kez şükür. Herkesin gönlüne göre olmasını en içten duygularımla dilerim. Şu an 8. ayın içerisindeyim. Kaan’ı beklerken güzel bir heyecan da eşlik ediyor. Dilerim ve umarım ki hakkımdaki en doğru ve hayırlı olan süreç gelişir ve bu durum hepimizin için geçerli olur. Ve yine dilerim ki bu yazıyı en çok kimlerin okumaya ihtiyacı varsa onlara ulaşır. Biliyorum ki çocuk sahibi olmak için herkes aynı adımlardan geçmiyor, kimi durumlarda ne mücadeleler veriliyor. Herkesin sınavı ayrı ve bu sınavları yaşamanın mutlaka bir sebebi, bir mesajı var. İsteyen, gönlünden geçen herkesin en hayırlı olanla kavuşması temennim ile.

Bence herkes bir yolu olduğuna inanmalı. O yolu biz seçimlerimize göre çizerken, bir de bizden bağımsız seyreden bir yol var. Hepsinin tekamülüne ermek ve kişinin kendi hayata geliş amacını keşfetmeye gönüllü olması en doğrusu. Herkese kendi yolunda sınırsız bir huzur diliyorum.

Sevgilerimle,

Hülya Çayoğlu Kurtkal

 

 

 

 

 

Share.

About Author

www.endogalindan.com; özgür, takipçi, yenilikçi, organik ruhlu, sağlıklı, orijinal, doğal yaşama tutkun, paylaşımcı, seyahat seven, araştırmacı, meraklı, hümanist, modası kendine özgün ve farklı kimliğiyle sizlere keyifli bir platform sunuyor.

Leave A Reply