Tuz, Zehir mi Sağlık mı?

0

tuz Tuz, Zehir mi Sağlık mı?

Tuzun Yararları ve Zararları

Tuz, yemeklerimizin ve temel besin kaynaklarımızın vazgeçilmez bir lezzet tamamlayıcısı olarak kullanılıyor. Ancak tuzun üretilme biçimi ve tüketilme oranı büyük önem taşıyor. Prof. Dr. Ahmet Maranki ve Canan Karatay’ın da belirttiği gibi işlenmiş ve öğütülmüş çoğu madde insan sağlığını tehdit ediyor. Ahmet Maranki “Beyaz Ölüm” adlı kitabında 3 beyazın verdiği ciddi zararları gözler önüne seriyor. Tuzun içerdiği mineraller faydalı iken, sofralarımıza gelen işlenmiş sofra tuzları değerlerini kaybettiğinden tehlike saçıyor. Burada dikkat edilmesi gereken nokta turşu tuzu olarak bildiğimiz kaya tuzu yani öğütülmemiş, işlenmemiş tuz kullanmak olmalıdır. Bu şekli ile tüketilen tuzlar çok daha sağlıklıdır. Ayrıca son dönemlerde duyduğumuz Himalaya Tuzu ise pek çok sağlık sorununa iyi gelmektedir. Himalaya tuzu, içerisinde 84 çeşit mineral barındırmaktadır. Himalaya tuzunu özellikle yemeklerde öğütülmemiş hali ile, kalın parçalar şeklinde kullanmak mühimdir.

Hemen aşağıda paylaşılan araştırmada Kozmetolog ve Biyolog Pervin Bulgak’ın tuzun yararları ve zararları üzerine hazırladığı bilgileri sizlere de aktarmak istiyorum.

Türk Milleti günlük miktarın üç katından fazla tuz tüketmektedir. Türkiye’de ölüm istatistiklerinde birinci sırada kalp-damar hastalıkları vardır. Bunun nedeni araştırıldığında karşımıza fazla tuz tüketimi çıkar. Dünya Sağlık Örgütü, bir insanın günlük tuz ihtiyacını 5 gram olarak belirlemiştir ama biz Türk Milleti olarak 18 gram tuz tüketmekteyiz.

Normalin 3 katından fazla tuz kullanmaktayız ve bunun sonucunda birinci sırada kalp damar hastalıklarına bağlı ölümler görülmektedir.

Mide kanserleri, felçler, inmeler, hipertansiyon, kemik erimesi de artmaktadır.

Tuzun Yararları

  • Yemeklere tat kazandırır.
  • Vücudun asit-baz dengesini sağlar.
  • Vücudun elektrolit dengesini sağlar.
  • Aşırı sıcakta kalan kişilerde, kas krampları meydana gelir. Bu kramplarda tuzlu su eriyikleri verilerek hasta tedavi edilebilir.
  • Tansiyonu düşük hastalara tuzlu yiyecek ve içecek verilerek tansiyon yükseltilebilir.
  • Sofra tuzu idrar oluşumunu sağlar. İdrar oluşmadan metabolizmanın tehlikeli olan son ürünleri dışarı atması mümkün değildir.
  • Tuz aynı zamanda antiseptik, yani mikrop öldürücüdür. Besinlerin saklanmasında, salamura ve tuzlamalarda kullanılabilir.

Bu gibi yararların yanı sıra, vücudun iç mekanizmasında da yapı taşı (iyot minerali) görevindedir. Vücudumuza yiyecekler ve içtiğimiz su ile aldığımız iyot, yaşam için çok önemli minerallerden birisidir. Günlük iyot ihtiyacının %90 gıdalardan, %10’u içme suyundan karşılanır. İyot, boynumuzda bulunan tiroit bezinden hormon salgılanması için çok önemli olan bir mineraldir. Vücudumuzun gelişmesi, beyin ve sinir sistemimizin çalışması, aktivitelerimizin ve vücut ısımızın sürmesini sağlayan tiroit bezi hormonların yapımı için iyot gereklidir. Ülkemizin büyük bir bölümünde sudaki iyot yetersizdir. Vücudumuz için bu kadar önemli olan iyot alınmadığında çeşitli hastalıklar oluşur.

İyot Eksikliğinden Kaynaklı Hastalıklar…

  • Gebelikte iyot eksikliği anne karnındaki bebeğin hem beyin hem de beden gelişimini olumsuz etkiler.
  • Gebelikte iyot eksikliği düşüklere, ölü doğumlara, bebeğin özürlü doğmasına, bebeklerde zeka geriliğine ve cüceliğe neden olur.
  • Çocukluk ve gençlik döneminde iyot yetersizliği, bedensel ve zihinsel gelişme geriliğine neden olmaktadır.
  • Yetişkinlerde iyot yetersizliği guatrın yanı sıra beden ve zihin fonksiyonlarında dengesizliklere ve bozulmalara da yol açmaktadır.

İyot yetersizliği ve guatrın önlenmesinde en iyi yöntem olarak tuzun iyotlanması benimsenmiştir. Günlük iyot kullanımı yetişkinlerde en az 50 mikrogram, ortalama 100-300 mikrogram, en fazla 1000 mikrogramdır. Günde 5-15 gram tüketilen iyotlu tuz ile ortalama 150 mikrogram iyot alınır. Bu miktarlarda kullanılan iyotlu tuz sağlığa zararlı değildir ve yan etkileri yoktur. İyotlu tuz kullanımda insanların daha fazla tuz tüketmeleri değil, normalde her gün kullanılan tuzun iyotlu olması önerilmektedir.

İyotlu tuzun iyot içeriğini kaybetmemesi için; serin, kuru ortamlarda, ışık geçirmeyen ağzı kapalı kaplarda saklanmalıdır. Yemeklere konulan tuzdaki iyot pişirilme ile kayba uğradığından yemekle piştikten sonra tuz konulmalıdır.

Unutmayalım ki, iyot yetersizliğinin neden olduğu hastalıkları tedavi etmek hem çok zor hem de pahalıdır. Buna karşılık iyotlu tuz kullanmak hem sağlıklı hem de ucuzdur.

Tuzun Zararları

Tuzlu yiyecekleri herkes sever. Tuza bir kere bağımlılık kazandınız mı, ne tuzsuz yiyeceklerden ne de tuz yerine konulmuş maddelerle yapılmış besinlerden zevk alabilirsiniz. Ama tuz sakınılması gereken üç beyaz besinden biridir.

Neden?

Lezzet duygusu veren şeyler, dil ve damağınızda hissettiğiniz tatlardır. Sizi mutlu eden, keyif veren, yemek yemenin coşkusunu güçlendirip sofraları doyulmaz sohbet ortamları haline getiren de bu tatlardır. Doyulmaz bir lezzeti oluşturma pek çok oyuncu vardır ama bunlardan ilk üçü hem en önemlileri hem de en tehlikelileridir: Tuz, şeker, yağ…

Tuzlu tatlara bağımlılık çocukluk çağlarından itibaren yavaş yavaş kazanılır. Bir süre sonra da vazgeçilmesi zor bir tutku haline gelir.

Tuz kullanmak bir süre ertelenebilirse, benden daha az sodyumla beslenmeye uyum göstermede pek fazla güçlük çekmez. Tuz kullanımı azaltan ve besinlerle aldığı sodyum miktarını sınırlayanların tuzlu tat-lezzet isteklerinde gerileme oluşur.

Yapay Tuz Zararlı mı?

Tuz yerine geçen ürünleri kullanmak, tuzun zararlarından kurtulmanın en kolay yoludur ama tuz yerine geçen maddeler her zaman ve herkes için uygun olmayabilir. Yapay tuzların içerisindeki en önemli madde olan “potasyum” bazı durumlarda ciddi problemler yaratabilir. Böbrek yetmezliği olanların, potasyum birikimine eğilimli sorunu bulunanların ve potasyum tutucu idrar söktürücüleri kullananların bu tür tuzları kullanmadan önce doktorları ile konuşmaları gerekmektedir.

Fazlası Neden Yasak?

Hem daha az sodyum kullanmak hem de herhangi bir sağlık sorunu karşılaşmamak için, tuz yerine seçenek olarak bitkileri ve baharatları denenmelidir. Özellikle limon ve limon suyu, kaliteli sirkeler ve bazı kurutulmuş baharatlı bitkiler ve kırmızı biber lezzet unsurunu artırmada, tuza olan önemi azaltmada yardımcı olabilir.

Vücudun sodyum dengesini sağlamakla yükümlü organı böbreklerdir. Sağlıklı böbrekler fazladan alınan sodyumun büyük bir kısmını kolayca atmaktadır. Tuzun fazlası terleme yolu ile de atılabilir. Eğer böbrekler yeterince çalışmazsa, fazla tuzu atmakta güçlük çeker. Vücutta sodyum birikir, yüz, bacak ve ayaklarda şişmeler meydana gelir. Vücutta aşırı sodyum birikmesi sonucu oluşan bu belirtilere tıp dilinde “ödem” denilmektedir.

Tuzun fazlası sadece ödem yapmaz. Damarlarda dolaşan sıvı miktarının artmasına, kan basıncının yükselmesine(hipertansiyon), kalp ve böbrek hastalıkları ile felç riskinin artmasına neden olur. Özellikle toplumun yüzde 30’undan fazlasının sodyuma duyarlı kan basıncına sahip olduğu düşünülürse, hipertansiyon eğiliminin kanda fazla sodyum biriktiğinde tetiklenebileceğinden kuşku yoktur.

Share.

About Author

www.endogalindan.com; özgür, takipçi, yenilikçi, organik ruhlu, sağlıklı, orijinal, doğal yaşama tutkun, paylaşımcı, seyahat seven, araştırmacı, meraklı, hümanist, modası kendine özgün ve farklı kimliğiyle sizlere keyifli bir platform sunuyor.

Leave A Reply